Arama
anasayfahakkımızdahizmetlertakımhaberlerkariyeriletişim
Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu ve Anonim Şirketin Temsili
Av. Reşat Petek (E.Başsavcı)
 
 
·          ANONİM ŞİRKETLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER
·          ANA SÖZLEŞME / ESAS MUKAVELE
·          KURULUŞ
·          İLK YÖNETİM KURULU
·          ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULU / İDARE MECLİSİ
·          YÖNETİM KURULUNUN GÖREV SÜRESİ
·          YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNİN KAZANILMASI VE KAYBEDİLMESİ
·          YÖNETİM VE TEMSİL
·          YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ARASINDA GÖREV BÖLÜMÜ
·          YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN İHTİMAM DERECESİ
·          TEMSİL YETKİSİ
·          İMZA ŞEKLİ VE TESCİL
·          YÖNETİM KURULUNUN GÖREVLERİ
·          YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI
·          YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN HAKLARI
·          YAPAMAYACAKLARI İŞLEMLER
·          SORUMLULUK
 
 
ANONİM ŞİRKETLER HAKKINDA GENEL BİLGİLER
 
Anonim şirketlerde İdare Meclisi/Yönetim Kurulu ve Anonim Şirketin temsili konusuna geçmeden önce kısaca Anonim Şirketler hakkında genel bilgiler ile kuruluş şekilleri üzerinde durmamız gerekir.
 
 Anonim şirket, bir unvana sahip, esas sermayesi belirenmiş ve paylara bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mamelekiyle mesul bulunan şirkettir.
Ortakların mesuliyeti, taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile sınırlıdır.
Anonim şirketlerin esas sermaye miktarı, en az 50.000 YTL olması icabeder.
Bir anonim şirketin kurulması için, şirkette pay sahibi en az beş kurucunun bulunması şarttır. Kanunda en az pay sahibi sayısı belirtilmiş, en fazla kaç pay sahibi olacağı hususunda bir sınırlama getirilmemiştir.
Pay sahibi 250 kişiden fazla olan anonim şirketler, çok ortaklı anonim şirketler olarak tanımlanmıştır. Çok ortaklı anonim şirketler, Türk Ticaret Kanunu ile birlikte Sermaye Piyasası Kanunu hükümlerine göre, kuruluş, yönetim ve denetim biçimleri belirlenmiştir. Çok ortaklı olmaları,esas sermayenin küçük paylara bölünmüş olması ve dolayısıyla küçük tasarruf sahiplerinin de pay sahibi olmaları nedeniyle, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının murakabe ve denetimi yanında Sermaye Piyasası Kurulu ( SPK ) tarafından da denetlenmektedirler.
Bir de özel kanunlarla kurulmuş anonim şirketler vardır. Bu şirketler de, kuruluş kanunlarında aksine hüküm bulunmadıkça, Türk Ticaret Kanununun şirketlerle ilgili hükümlerine tabidirler.
Anonim şirketler kanunen yasak olmayan her türlü iktisadi faaliyeti yapabilirler. Ancak esas mukavelede, şirketin iştigal mevzuunun sınırları açıkça belirtilmiş olmalıdır.

ANA SÖZLEŞME / ESAS MUKAVELE

Esas mukavelenin yazılı olması ve bütün kurucuların imzalarının bulunması ve noterce tasdik edilmesi zorunludur. Kanunda açıkça izah edilmeyen konularda, esas mukavelede yer alan tüm kurallar kanunlara aykırı olmadıkça kurucuları,  pay sahiplerini ve konumuzla ilgili olarak yönetim kurulunu / idare meclisini bağlayıcıdır. Esas mukavelede yazılması zorunlu olan hususlar şunlardır :
             1. Şirketin ticaret unvanıyla merkezinin bulunacağı yer;
             2. Şirketin maksadıyla mevzuunu teşkil eden muamelelerin nev'i ve mahiyeti;
             3. Şirketin esas sermayesinin miktarı ile her payın itibari kıymeti, ödeme suret ve şartları;
             4. Paradan başka sermaye olarak konan haklar ve mallarla bunlara mukabil verilecek hisse senetlerinin miktarı ve mevcut bir işletmenin veya bazı ayınların devir alınması bahis mevzuu olduğu takdirde onun bedeli ve kurucular tarafından şirketin kurulması için şirket hesabına satın alınan diğer şeylerin bedelleriyle şirketin kurulması hususunda hizmetleri görülenlere verilmesi gereken ücret veya tahsisat yahut mükafatın miktarı;
             5. Kurucularla yönetim kurulu üyelerine ve diğer kimselere şirket kazancından sağlanacak hususi menfaatler;
             6. Şirket işlerini idare ve murakabe ile mükellef olanların ne suretle seçilecekleri ve bunların hak ve vazifeleri ve imza koymaya salahiyetli olanlar;
             7.  Genel kurul toplantılarına pay sahiplerinin / ortakların ne suretle davet edileceği; toplantıların vakti ve rey verme ile müzakere icrası ve karar verilmesi hususlarının tabi olduğu kayıt ve şartlar;
             8. Şirket bir süre ile sınırlanmışsa bu süre;
             9. Şirkete ait ilanların ne suretle yapılacağı;
             10. Ani Kuruluş halinde, her ortağın taahhüt ettiği sermayenin nev'i ve pay miktarı.

KURULUŞ

Anonim şirketler, ani kuruluş ve tedrici kuruluş olmak üzere iki türlü kurulabilirler.
Genel olarak ani kuruluş tercih edilmektedir. Tedrici kuruluş, kuruluş için gerekli zaman ve pay sahibi olacaklar açısından yapılacak çalışmalar yönünden ayrı bir inceleme konusudur. Burada sadece başlık olarak değinmekle yetinilmiştir.
Kuruluşun nasıl yapılacağı Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri çerçevesinde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının çıkarmış olduğu tebliğler doğrultusunda yapılır. 

İLK YÖNETİM KURULU

Esas mukavelede, ilk yönetim kurulu üyeleri ile şirketin nasıl temsil edileceği ve ilk denetim kurulu üyeleri de belirtilir. Anonim Şirketler Ticaret Siciline tescil ile hükmi şahsiyet kazanırlar. Bu nedenle Ticaret Siciline Tescil olunan ve akabinde Ticaret Sicili Gazetesinde ilan olunan ilk yönetim kurulu üyelerince şirketin nasıl temsil olunacağı, kimlerin imza yetkili olacakları da tescil ve ilan edilmiş olur.

 ANONİM ŞİRKETLERDE YÖNETİM KURULU / İDARE MECLİSİ
Yönetim kurulu, Türk Ticaret Kanununda “idare meclisi” olarak ifade edilmektedir. Ancak günümüzde genellikle, yönetim kurulu deyimi kullanıldığı için, kanundaki idare meclisi ile aynı anlamda kullanıldığını dikkate almak gerekir.
Anonim şirketlerin esas mukavelesiyle tayin veya umumi heyetçe seçilmiş  en az üç kişiden ibaret bir yönetim kurulu bulunur.           
 Yönetim kurulu pay sahibi ortaklardan teşekkül eder. Ancak pay sahibi olmayan kimseler üye seçildikleri takdirde bunlar pay sahibi sıfatını kazandıktan sonra işe başlayabilirler. Pay sahibi olan hükmi bir şahıs yönetim kurulu üyesi olamaz. Fakat hükmi şahsın temsilcisi olan hakiki şahıslar yönetim kuruluna üye seçilebilirler.
Kanunda yönetim kurulunun en az üç kişiden ibaret olacağı belirtilmiştir. Asgari üye sayısı böylece yasa ile belirlenmiştir. Üç kişiden az olmamak şartıyla, yönetim kurulu üye sayısının kaç kişiden oluşacağı ana sözleşme ile belirlenecektir.
Yönetim kurulu üyelerinden her biri, itibari kıymetleri esas sermayenin en az yüzde birine muadil miktarda hisse senetlerini şirkete vermeye mecburdur. Şu kadar ki; esas sermayenin yüzde biri 5 000 lirayı aşarsa fazlasının verilmesi mecburi değildir. Verilen hisse senetleri azanın umumi heyetçe ibrasına kadar vazifesinden doğan mesuliyete karşı merhun hükmünde olup başkalarına devrolunamaz ve şirketten geri alınamaz.

 YÖNETİM KURULUNUN GÖREV SÜRESİ

YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİNİN KAZANILMASI VE KAYBEDİLMESİ
Yönetim kurulu üyeleri en çok üç yıl müddetle seçilirler. Ana sözleşmede aksine hüküm yoksa tekrar seçilmeleri caizdir.
Yönetim kurulu üyeliklerinden birinde istifa, ölüm, azil gibi nedenlerle boşalma olması halinde yönetim kurulu, yönetim kurulu üyeliğine seçilme özelliklerine sahip bir kimseyi geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine atar ve ilk yapılacak toplantıda genel kurulun tasvibine sunar. Bu suretle atanan üye ilk yapılacak genel kurula kadar vazifesini ifa eder.
Yönetim kurulu üyelerinden birinin ağır hapis cezası alması veya sahtekarlık, dolandırıcılık, emniyeti suiistimal, hırsızlık suçlarından mahkumiyet alması halinde üyeliği sona erer. Yine yönetim kurulu üyesinin iflasa tabi kişilerden olup yasal olarak iflası da üyeliğinin sona erme sebebidir.
Yönetim kurulu üyesi olmada aranan kanuni şartlardan herhangi birini kaybeden üyenin yönetim kurulu üyeliği de sona erer.
Yönetim kurulu üyeleri ister ana sözleşme ile belirlenmiş olsun, ister genel kurulda seçilmiş olsunlar, genel kurul kararı ile görevlerinden azlolunabilirler. Azl olunan üyenin tazminat isteme hakkı yoktur.
Kanun yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine getirme ve azledilmede istisnai bir hüküm de getirmiştir. Bu da, devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahıslarından birisine ana sözleşme ile, yönetim ve denetim kurullarında temsilci bulundurma hakkı verilmişse, bu üyelerin seçilmeleri ve azledilmeleri temsil ettikleri amme hükmi şahıslarının vereceği karara bağlıdır. Ana sözleşmeye konulacak bir hüküm ile amme hükmi şahıslarının pay sahibi olmadan da yönetim ve denetim kurulu üyeliklerine seçilebilecekleri kararlaştırılabilir.Türk Ticaret Kanununun 275.maddesinde açıklanan bu durum istisnai bir hüküm olarak düzenlenmiştir.

YÖNETİM   VE   TEMSİL

Anonim şirketler, yönetim kurulu tarafından idare ve temsil olunurlar.
Ani kuruluş aşamasında ana sözleşme ile belirlenmiş olan yönetim kurulu üyeleri veya genel kurulca seçilmiş olan yönetim kurulu üyeleri kendi aralarında yapacakları toplantı ile aralarından birini başkan ve onun yokluğunda vekalet edecek bir başkan vekili seçerler.
Yönetim kurulu, işlerin gidişine bakmak, kendisine arz olunacak hususları hazırlamak, bütün önemli meseleler hususiyle bilançonun tanzimi hakkında rapor vermek ve kararlarının tatbikine nezaret etmek üzere, üyelerden lüzumu kadar komite veya komisyon kurabilir.

YÖNETİM KURULU ÜYELERİ ARASINDA GÖREV BÖLÜMÜ

Ana sözleşmede idare ve temsil işlerinin yönetim kurulu üyeleri arasında taksim edilip edilmeyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağı tespit olunur. İdare meclisinin en az bir üyesine şirketi temsil yetkisi verilmesi zorunludur.
Ana sözleşme ile temsil yetkisinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını yönetim kurulu üyesi  olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için genel kurula veya yönetim kuruluna yetki  verilebilir. Bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde, “anonim şirket yönetim kurulu tarafından temsil ve idare olunur” hükmü geçerli olacaktır.

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN İHTİMAM DERECESİ

Yönetim kurulu üyelerinin şirket işlerinde gösterecekleri dikkat, ihtimam ve basiret derecesi de yasa ile belirlenmiştir. Bu konuda Türk Ticaret Kanunu, Borçlar Kanununun 528. maddesine atıfta bulunmaktadır.
Yönetim kurulu üyelerinden her biri, bir tüccarın kendi işlerine mutat olarak göstermesi gereken özen ve dikkati göstermekle yükümlüdürler. Basiretli bir tüccar nasıl hareket ederse aynı ihtimamı üyeler de göstermek zorundadır.

TEMSİL YETKİSİ

Temsile  yetkili  olanlar şirketin maksat ve konusuna giren her türlü işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haizdirler.
Temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyi niyet  sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez. Ancak temsil  yetkisinin  sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen sınırlamalar  muteberdir.
Anonim şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olması için, aksine  ana sözleşmede  hüküm olmadıkça temsile yetkili  olanlardan ikisinin imzası kafidir. Ana sözleşmede, bir üyenin imzası ile temsil ve ilzama yetkili olabileceği gibi, iki veya daha fazla üyenin birlikte imzası yada yönetim kurulu üyelerinin tamamının imzası da şar koşulabilir.
             Temsile yetkili  olanlar tarafından yapılan muamelenin ana sözleşmeye veya genel kurul kararına aykırı olması, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahısların o muameleden dolayı şirkete müracaatına mani olamaz.
             Temsile veya idareye yetkili  olanların görevlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden anonim şirket mesul olur. Şirketin rücu hakkı saklıdır.

İMZA ŞEKLİ VE TESCİL

Anonim şirketi temsil ve ilzama yetkili olanlar, şirket namına yaptıkları muamelelerde, imzalarını şirketin unvanı ile birlikte kullanmak zorundadırlar.
Her tacir kullanacağı ticaret unvanını ve bunun altına atacağı imzayı notere tasdik ettirdikten sonra sicil memuruna tevdi etmeye mecburdur. Tacir hükmi şahıs ise unvanla birlikte onun namına imzaya salahiyetli kimselerin imzaları da notere tasdik ettirilerek sicil memuruna verilir. Uygulamada imza sirküleri her muameleye eklenmesi zorunlu olan, Ticaret Sicili Memurluğuna verilmiş olan noter tasdikli imza örneğidir.
Yönetim Kurulu, şirketi temsile yetkili  kimseleri, tescil edilmek üzere ticaret siciline bildirir. Temsil yetkisini ihtiva eden  kararın noterlikçe tasdik edilmiş suretinin de sicil memuruna verilmesi zorunludur.

YÖNETİM KURULUNUN GÖREVLERİ

A-Defter tutmak
Yönetim kurulu; lüzumlu defterleri tutmak ve muayyen müddet içinde geçen iş yılına ait bilançoyu kanun hükümleri gereğince tanzim ve genel kurul toplantısından en az on beş gün önce pay sahiplerinin tetkikine arz etmekle mükelleftir.
Tacirlerin tutmaya mecbur oldukları defterlerden başka idare meclisi aşağıdaki defterleri de tutmakla mükelleftir:
             1. Pay sahiplerinin ad ve soyadları veya unvanlarıyla ikametgahlarının ve şirketin kurulması anında konan yahut sonradan tedricen çoğaltılan sermayeye tekabül eden paylar için yapılan tediyelerin yazılmasına mahsus (Pay sahipleri defteri);
             2. Umumi heyet zabıtlarının yazılmasına mahsus; (Toplantı ve müzakere defteri);
             3. Yönetim kurulunun toplantı ve müzakerelerinin yazılmasına mahsus; (Yönetim kurulu karar defteri).
B-Yıllık raporun tanzimi
Yönetim kurulu her iş yılı sonunda bilançodan başka şirketin ticari, mali ve iktisadi durumunu ve yapılan muamelelerin özetini gösterir bir rapor tanzimine ve dağıtılacak kazanç miktarı ile yedek akçeyi teşkil edecek miktarın tayinine dair, teklif evraklarını hazırlamaya mecburdur. Rapor ve teklif yazıları, genel kurul toplantısından en az 15 gün önce pay sahiplerinin tetkikine arz olunur.
C-Memur ve müstahdemlerin tayini:
Memur ve müstahdemlerin tayini genel kurula ait olduğuna dair ana sözleşmede bir kayıt yoksa, yönetim kuruluna aittir
D- Şirketin kendi hisse senetlerini satın alması:
Şirket, kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceği gibi rehin olarak da kabul edemez. Bu senetlerin temellükü veya rehin alınması neticesini doğuran akitler hükümsüzdür. Şu kadar ki; aşağıda gösterilen akitler bu hükümden müstesnadır:
             a- Hisse senetleri şirketin sermayesinin azaltılmasına dair bir karara dayanılarak devralınmışsa;
             b- Hisse senetleri şirketin kurulması veya esas sermayesinin çoğaltılması dolayısıyla vaki olan iştirak taahhüdünden başka bir sebepten doğan şirket alacaklarının ödenmesi maksadıyla devralınmışsa;
             c- Hisse senetleri bir mamelekin veya işletmenin borç ve alacaklarıyla beraber temellük edilmesi neticesinde şirkete geçmişse;
             d- Hisse senetlerinin devir veya rehin alınması keyfiyeti ana sözleşmeye göre şirket konusuna giren muamelelerden ise;
             e- Hisse senetleri yönetim kurulu üyeleri, müdürler ve memurlar tarafından kendilerine bu sıfatla düşen mükellefiyetlere karşı rehin olarak yatırılmış ise;
             f- Temellük ivazsız ise.
             Devralınan hisse senetleri, 1 numaralı bentte yazılı halde derhal imha edilir ve bu hususta tutulan zabıt ticaret siciline verilir. Diğer hallerde bu senetler ilk fırsatta tekrar elden çıkarılır.
             Bu muameleler yıllık raporda gösterilir. Şirketçe devralınan payların genel kurulda temsili caiz değildir.
    E- Şirketin mali durumunun bozulması halinde:
Son yıllık bilançodan esas sermayenin yarısının karşılıksız kaldığı anlaşılırsa, yönetim kurulu derhal toplanarak durumu genel kurula bildirir.
Şirketin aciz halinde bulunduğu şüphesini uyandıran emareler mevcutsa yönetim kurulu aktiflerin satış fiyatları esas olmak üzere bir ara bilançosu tanzim eder. Esas sermayenin üçte ikisi karşılıksız kaldığı takdirde, genel kurul bu sermayenin tamamlanmasına veya kalan üçte bir sermaye ile iktifaya karar vermediği takdirde şirket feshedilmiş sayılır. Şirketin aktifleri şirket alacaklarının alacaklarını karşılamaya yetmediği takdirde yönetim kurulu bu durumu derhal mahkemeye bildirmeye mecburdur. Mahkeme bu takdirde şirketin iflasına hükmeder. Şu kadar ki; şirket durumunun ıslahı mümkün görülüyorsa yönetim kurulu veya bir alacaklının talebi üzerine mahkeme iflas kararını tehir edebilir. Bu halde mahkeme, envanter tanzimi veya bir yediemin tayini gibi şirket mallarının muhafazası için lüzumlu tedbirleri alır.

YÖNETİM KURULU TOPLANTILARI

Ana sözleşmede aksine hüküm olmadıkça yönetim kurulunun bir karar verebilmesi için, üyelerin en az yarısından bir fazlasının hazır olması şarttır. Kararlar, mevcut üyelerin ekseriyetiyle verilir. Üyelerin diğer üyeye vekaleten oy kullanmaları caiz değildir. Oylar eşit olduğu takdirde bir sonraki toplantıya bırakılır. Orada da eşitlik bozulmazsa teklif reddedilmiş sayılır. Yönetim kurulunun toplantıları üyelerden biri ya da dışarıdan tayin olacak katipler tarafından muntazam olarak yazılır. Zabıtların karara iştirak edenler tarafından imzalanması gerekir. Alınan karara muhalif olanlar var ise muhalefet şerhlerini de yazarak imzalarlar.
Kararların geçerli olabilmesi için yazılıp imzalanması gerekir.

YÖNETİM KURULU ÜYELERİNİN HAKLARI

Her bir yönetim kurulu üyesi, yönetim kurulunun toplantıya çağrılmasını başkandan isteyebilir.
Yönetim kurulu toplantılarında üyeler, şirkette işlerin gidişatı konusunda atanmış olan genel müdür, yardımcıları ile memur ve müstahdemlerden bilgi isteyebilirler. Defter ve belgelerin kendilerine ibraz edilmesini istemek hakları vardır. Yönetim kurulunda müzakere edilen konularda görüşlerini ifade ederler. Alınacak kararlarda oy kullanırlar. Katılmadıkları konularda da gerekçeli muhalefet şerhleri yazmak hakları vardır.
Yönetim kurulu üyelerine her toplantı için huzur hakkı adıyla bir ücret ödenir. Alacakları huzur hakkı ana sözleşmede belirlenmemişse genel kurulca belirlenir.

YAPAMAYACAKLARI İŞLEMLER

Yönetim kurulu üyeleri şahsi menfaatlerine veya usul ve füru ile üçüncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımlarının menfaatlerine taalluk eden hususların müzakerelerine iştirak edemezler. Böyle bir durum var ise zabıtlara açıkça yazılır ve yakınlığı olan üyenin bu nedenle müzakereye katılmadığı zapta geçirilir.
Bu hükümlere aykırı hareket eden üye, ilgili olduğu muamele yüzünden şirketin husule gelen zararını tazmine mecburdur.
Yönetim kurulu üyelerinden biri genel kuruldan izin almadan kendi veya başkası namına bizzat veya dolayısıyla şirketle şirket konusuna giren bir ticari muamele yapamaz. Aksi takdirde şirket yapılan muamelelerin batıl olduğunu iddia edebilir. Aynı hak diğer taraf için mevcut değildir.
Yönetim kurulu üyelerinden biri genel kurulun müsaadesini almaksızın şirketin konusuna giren ticari muamele nevinden bir muameleyi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi, aynı nevi ticari muamelelerle meşgul bir şirkete mesuliyeti tahdit edilmemiş olan ortak sıfatıyla de giremez.

SORUMLULUK

Genel kural olarak, yönetim kurulu üyeleri şirket namına yapış oldukları muamelelerden şahsen sorumlu tutulamazlar.
İstisnai hallerde gerek şirkete gerek diğer pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olacakları haller kanunda sayılmıştır.Bunlar;
             1. Hisse senetleri bedellerine mahsuben pay sahipleri tarafından vuku bulan ödemelerin doğru olmaması;
             2. Dağıtılan ve ödenen kar paylarının hakiki olmaması;
             3. Kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bunların intizamsız bir surette tutulması;
             4. Genel kuruldan çıkan kararların sebepsiz olarak yerine getirilmemesi;
             5. Gerek kanunun gerek ana sözleşmelerinin kendilerine yüklediği sair vazifelerin kasten veya ihmal neticesi olarak yapılmamasıdır.

             Beş numaralı bentte yazılı vazifelerden birisi 319 uncu madde gereğince yönetim kurulu üyelerinden birine bırakılmışsa, mesuliyetin ancak ilgili üyeye  yükletilmesi lazım gelip o muameleden dolayı müteselsilen mesuliyet cari olmaz.

Yeni seçilen yönetim kurulu üyeleri, kendilerinden önceki yönetimin usulsüz muamelelerini derhal denetim kuruluna bildirmek zorundadırlar. Aksi halde usulsüz muamelelerden seleflerinin sorumluluğuna iştirak ederler.
Usulsüz yapılan muameleye, bunun için alınan karara mazereti sebebiyle iştirak etmeyen üyeler ile, iştirak etmekle birlikte karara muhalif olduğunu yazarak imzalayan üyeler müteselsil sorumluluktan kurtulurlar.Bu halde durumu derhal yazılı olarak denetim kuruluna da bildirmekle yükümlüdürler.
Şirketin halihazır durumu hakkında, her ne şekilde olursa olsun yanlış ve hakikate aykırı beyanda bulunmak suretiyle üçüncü şahısları aldatan yönetim kurulu üyesi, sebebiyet verdiği zarardan şahsen sorumlu olur.
 
Toga Oksuz's website is intended for information purposes only. It should not be relied upon as legal advice nor should it be used as a basis for any action or decision.