MOBBING TANIM:
”Mobbing” İngilizce bir kelime olup, psikolojik şiddet ve yıldırma anlamlarına gelmektedir. İşyerlerinde bir kişinin ya da bir grubun, bir çalışan üzerinde uyguladığı sistematik baskı mobbing sonucunu doğuracaktır. Kişinin saygısız ve zararlı ve bir davranışın hedefi olmasıyla başlar. Bunu da sırasıyla toplumsal itibarın düşmesi ve işten çıkmaya zorlanması izlemektedir. Kişiye yönelik, yaş, ırk, cinsiyet gibi herhangi bir ayrımcılık olmadan, taciz, rahatsız etme ve kötü davranış yoluyla herhangi bir kişiye yönelen saldırganlıktır. Mobbingde amaç işçiyi yıldırmaktır. Böylelikle işveren ihbar ve kıdem tazminatından kurtulmaktadır. Duygusal tacize bir kurum veya organizasyon içerisindeki her birey maruz kalabilir. Üst düzeyde bulunan personel tarafından alt düzeyde bulunan personele karşı olabileceği gibi, eşit düzeyde bulunan bireyler arasında da olabilir ve hatta alt düzeyde bulunan personel tarafından üst düzeyde bulunan personele karşıda olabilir. Duygusal taciz tepe yönetici tarafından alt düzeydeki personeli hizaya getirmek ve kendisine karşı yapılabilecek itaatsızlığı engellemek amacıyla yapılır. Aynı düzeyde bulunan personel arasında yapılan duygusal tacizin nedeni ise ya kıskançlık ya da korkudur. Eğer duygusal taciz alt düzeyde bulunan personel tarafından üst düzeyde bulunan personele yapılıyor ise bunun sebebi ya alt düzey personelin yapılacak değişikliklerde karar sürecine dahil edilmememsi ya da üst düzey personeli yıldırıp pozisyonunu ele geçirmek amacıdır.
MOBBING NASIL OLUŞUR:
Öncelikle mobbing bir anlaşmazlıkla, kişinin saygısız ve zararlı davranışın hedefi olmasıyla başlar. Bir kişinin, diğer insanları, kendi rızaları ile veya rızaları dışında başka bir kişiye karşı etrafında toplaması ve sürekli kötü niyetli hareketlerde bulunması ile devam eder. Amaç kişiyi yıldırmak işten çıkartmak olduğundan her türlü ima, alay ve karşısındakinin toplumsal itibarını düşürme gibi yollarla, saldırgan bir ortam yaratılmış olur. Bununla beraber kişinin çalıştığı kuruluş, bu davranışları sona erdirmeyecek, hatta bunları planlayıp hoş görecek olursa mobbinge maruz kalan kişi kendini giderek daha çaresiz bir durumda bulacaktır. Bunun sonucunda da kişi, sıkıntı, hastalık ve sosyal sorunlar yaşamaya başlayacaktır. Bu durumları da istifa, işine son verme, erken emeklilik ya da anlaşmalı veya anlaşmasız işten çıkarmalar izleyecektir.
İşletmelerde ve kurumlarda görülen yaygın mobbing davranışları;
-Yapılan işler sürekli eleştirilir.
-Dini ve siyasi görüşleriyle alay edilir.
-Kişi umursanmaz ve sanki yokmuş gibi davranılır.
-Hakkında asılsız söylentiler çıkarılır.
-Hareketleri taklit edilerek gülünç duruma düşürülür.
-Verilen işler geri alınır.
-Kişinin kendine güveni azaltılır.
-Kişiye yeteneği dışında işler verilir.
-Psikolojik ve fiziksel olarak ağır işlerde görevlendirilir.
-Azarlama ve karalamaya maruz kalırsınız.
-Özel yaşamınız hakkında sürekli eleştirilirsiniz.
MOBBING’İN BİREYE, ŞİRKETE VE TOPLUMA OLAN ETKİLERİ:
Mobbing maruz kalanı etkilediği gibi şirketi hatta toplumu da doğrudan etkileyen bir olgudur. Psikolojik taciz sürecinde en fazla etkilenen bireydir çünkü ekonomik ve sosyal etkilerin yanında bireyin fiziksel ve ruhsal sağlığıda etkilenmektedir. Bireyin karşılaştığı ekonomik sorunların başında, bozulan fiziksel ve ruhsal sağlığın tedavisi için yapılan harcamalar ve bireyin işten ayrılmasıyla kaybolan ekonomik gelir yer almaktadır. Bununla birlikte bireyin gerek iş hayatında gerekse aile hayatındaki sosyal imajıda zedelenmektedir. Bu yaşanan olumsuzluklar sonucunda birey iyice yalnızlaştığından depresyon, iştahsızlık, yüksek tansiyon gibi birçok rahatsızlık yaşamaktadır. Mobbingin doğal sonucu olarak bireyin işten ayrılmasıyla birlikte şirket içinde mobbing olumsuz sonuçlar doğurmaya başlayacaktır. Öncelikli olarak şirketteki verimde azalma başladığı gibi yeni işe alma ve eğitim masraflarında artış olacaktır. Yaşanan bu olayların kamuoyuna yansıması da yine şirkete duyulan güveni sarsacak, şirketin imajını da zedeleyecektir. Mobbing aynı şekilde toplumu da olumsuz yönden etkilemektedir. Çünkü mobbing sonucunda mutsuz bireylerin ailelerin hatta ve hatta psikolojisi bozulmuş, sağlıksız bireylerin oluşturduğu bir toplum yapısı meydana gelecektir. Bu olumsuz etkilerin oluşmaması için yapılması gereken mobbingi durdurmak ya da engellemektir.
MOBBING’E KARŞI YAPILMASI GEREKENLER:
İlk önce sorunun varlığını anlamak gerekir. Bu bir psikolojik saldırı olduğundan yapılması gereken de psikolojik önlemler almaktır. Mobbing eski bir kavram olmasına karşı Türkiye’de bu konuda ne bir bilinç oluşmuş ne de mobbing kanunda tanımlanmıştır. Öncelikli olarak yapılması gereken bu konudaki farkındalığı artırmak, bilincin oluşmasını sağlamaktır. Kişi mobbinge maruz kaldığında durumu kabullenmek yerine açıkça itiraz etmeli, taciz edici söz ve davranışların durdurulmasını istemelisiniz. Bu esnada yanınızda bir arkadaşınızın bulunması ileride tanıklık yapması açısından faydalı olacaktır. Mobbing mevzuatta yer almadığından delil olabilecek hertürlü materyalin toplanması faydalı olacaktır. Bunun içinde olaylar, verilen anlamsız emirler ve uygulamalar kaydedilmelidir. Bu aşamada psikolojik yardım almak hem mobbinge maruz kalanın ruhsal sağlığı açısından yardımcı olacaktır hem de ilerde delil olarak kullanılabilecektir. Yaptığınız itirazlardan sonra mobbing tam olarak engellenmiyor ya da durdurmuyor ise artık hukuksal yola başvurabilirsiniz. Yapılan çalışmlar sonucunda artık elinizde hukuksal boyutta kullanacağınız yeteri kadar veri bulunmuş olacaktır.
ULUSLARARASI HUKUKTA MOBBING:
Gelişmiş ülkelerde mobbing suç olarak tanımlanmakla birlikte, mobbinge karşı ağır para ve hapis cezalarına hükmolunur. Mobbing kavramı 1994’ten beri İsveç’te İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı yasasında suç olarak kabul edilmektedir. Finlandiya’da ise bu kavram 2000’ den itibaren suç olarak kabul edilmektedir. Almanya’da ise mobbingin engellenmesi, işçilere yürürlükte olan toplu sözleşmeyi iptal hakkı veriyor. Fransa’da mobbinge karşı uygulanan yaptırım ise bir yıl hapis ve 15 bin Euro para cezasıdır. Mobbinge karşı uygulanan bir düzen de Japonya’da mevcuttur,, mağdurlar için sendika tarafından kurulan bir danışma hattı vardır. Amerika’da psikolojik taciz birçok eyalet yasasında fiziksel tacizle birlikte iş yerinde şiddet kapsamında değerlendirilirken, pratikte ancak cinsiyet, ırk ve din ayrımcılığı gibi konularla ilişkili olduğu durumlarda mobbingin cezalandırıldığı belirtiliyor.
HUKUKUMUZDA MOBBING’İN YERİ:
2006 yılında Türkiye’de T.Y. tarafından Ankara 8. İş Mahkeme’sinde açılan mobbing davası, disiplin cezalarının kaldırılması ve işyerinde duygusal taciz nedeniyle istenen manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı taleplerini, “İşveren işçinin sağlığını korumak ve gözetlemekle yükümlüdür.” kuralına dayandırmaktadır. Bu genel bir kural olmakla beraber söz konusu olanın sadece fiziki değil ruhsal sağlık da olduğu ileri sürülmüştür. Buna ek olarak işverenin bir diğer yükümlülüğü de işçinin kişiliğine saygı göstermek ve işçinin kişiliğini korumaktır. Fakat bunlara rağmen T.Y.’ye karşı yapılan davranışlar kişilik haklarına saldırıdır. Bu davranışlar bir buçuk yıldır sistematik bir şekilde devam ettiğinden mobbing kavramı oluşmuştur. Yapılan yargılama sonunda da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş. Bunun sonucunda da davacı 1000 TL manevi tazminata hak kazanmış bununla birlikte verilen uyarı ve kınama cezalarının iptaline karar verilmiştir. Fakat davalı Yerel Mahkeme’nin bu kararına karşı itiraz etmiş ve temyiz yoluna gitmiştir. Dosya Yargıtay’da incelendikten sonra temyiz itirazlarının reddine ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir. Böylelikle ilk kez Türk hukukunda Yargıtay tarafından mobbing suç olarak kabul edilmiş ve bunun sonucunda da manevi tazminata hükmedilmiştir. Bu karar ilerde açılacak olan mobbing davaları için emsal olacaktır, fakat asıl yapılması gereken mobbingin suç olarak kanunda tanımlanmasıdır. Borçlar Kanunu Yasa Tasarısı madde 416’ya göre “İşveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermek, işyerinde dürüstlük kuralına uygun bir düzenin gerçekleştirilmesini sağlamak, özellikle işçilerin psikolojik ve cinsel tacize uğramamaları ve bu tür tacize uğramış olanların daha fazla zarar görmemeleri için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.” Bu ibare ile birlikte tasarı yasalaşırsa mobbing kanunda tanımlanmış olacak ve böylelikle mobbing davalarının da önü açılmış olacaktır.
SONUÇ:
Mobbing insanı yıldırmak amacıyla kasıtlı olarak yapılan bir psikolojik tacizdir. Bu kavram çok eskiye dayanmasına rağmen Türk kanunlarında tanımlanmamaktadır. Bu yüzdende Türkiye’de mobbing ile ilgili bir bilinç oluşmamıştır. Bu bilinç olmadığı için kişiler bu tür davranışlara maruz kaldıklarında kullanabilecekleri hakları olmasına rağmen ses çıkarmayıp durumu kabullenmektedirler. Bunun önüne geçebilmek için uluslar arası hukukta olduğu gibi Türkiye’ de de mobbing davaları açılmalı bununla birlikte Borçlar Kanunu Yasa Tasarısı’da yasalaşmalıdır. Bunun içinde sendikaların bu konudaki etkilerini artırmaları gerekmektedir. Psikolojik tacize maruz kalanların ne yapacakları, nereye veya kime başvuracakları açıkça belirlenmelidir. Gelişmiş ülkelerde mobbing bireyi, şirketi hatta toplumu olumsuz yönde etkilediğinden öne geçilmesi gereken bir kavram olarak kabul edilmektedir.
KAYNAKÇA:
-Leymann, H. (1990) Mobbing and Psychological terror at workplaces. Violence and Victims.
-Leymann, H. (1997) The Mobbing Encyclopedia.
-Çobanoğlu, Şaban (2005) Mobbing/İşyerinde Duygusal Saldırı ve Mücadele Yöntemleri
-Tınaz, Pınar (2006) İşyerinde Psikolojik Taciz (Mobbing)
Nagehan Bardakçı